top of page

"Frekanslarla İyileşme Mümkün Mü?


"Healy ile Frekansın İyileştirici Dokunuşunu Keşfet!"

Yapılan araştırmaların bir kısmı bize, belirli frekansların hücresel aktiviteleri modüle etme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.


Hımmm peki, bu ne demek?


Hücresel aktiviteleri modüle etmek, hücrelerin fonksiyonlarını düzenleme veya değiştirme anlamına geliyor. Bu da genellikle hücresel seviyede biyokimyasal, elektriksel veya genetik düzeyde etkileşimlerle gerçekleşebiliyor.


Çok fazla bilimsel açıklama ile dolu sıkıcı bir yazı olmasını tercih etmiyorum ama konunun daha iyi anlaşılması için modülasyona bir kaç örnek vermek gerektiğini düşündüm.


Bu arada modülasyon, yüksek frekanslı bir sinyalin kimi özelliklerinin iletilmek istenen bilgi sinyaline bağlı olarak değiştirilmesidir (Buna kodlanma da denilebilir.)


Not: Aşağıdaki bilimsel açıklamalar ilginizi çekmeyebilir, başlıkları okumanız da size fikir verecektir.


Şöyle ki;


  1. İlaçlar ve Biyokimyasal Modülasyon: Çeşitli ilaçlar, hücresel aktiviteleri modüle etmek amacıyla tasarlanır. Örneğin, birçok ilaç, hücre içi sinyal iletimini değiştirebilir, enzimatik reaksiyonları etkileyebilir veya hücre zarı geçirgenliğini değiştirebilir.

  2. Hücresel Sinyal Yollarını Modüle Etmek: Hücre içi iletişim, çeşitli sinyal yolları aracılığıyla gerçekleşir. Belirli bir sinyal yolu hücresel aktiviteleri düzenler. Bu sinyal yollarını modüle etmek, hücresel yanıtları değiştirebilir. Örneğin, protein kinaz veya fosfataz aktivitesini etkileyerek sinyal yollarını modüle etmek mümkündür.

  3. Genetik Modifikasyonlar: CRISPR-Cas9 gibi genetik mühendislik araçları, hücrelerin genetik materyalini doğrudan modüle etme olanağı tanır. Bu, belirli genleri açma veya kapama, genetik mutasyonları düzeltme veya hücrelerin özelliklerini değiştirme gibi amaçlar için kullanılabilir.

  4. Elektromanyetik Alanlar: Bazı araştırmalar, düşük frekanslı elektromanyetik alanların hücresel aktiviteleri üzerinde etkisi olabileceğini göstermiştir. Bu etkileşimler, hücre zarının ve iç organellerin elektriksel özellikleriyle ilgili olabilir.

  5. Fiziksel Etkileşimler: Hücrelerin fiziksel ortamları, hücresel aktiviteleri modüle etmede önemli bir rol oynar. Örneğin, hücrelere uygulanan mekanik kuvvetler, hücre yapısını ve fonksiyonlarını değiştirebilir.


Şimdi biraz da elektriksel frekanslar ve hücresel iletişim arasındaki etkileşime bakalım.


Elektriksel frekanslar ve hücresel iletişim, biyolojik sistemlerdeki temel süreçlerden biridir. Hücresel iletişim, hücreler arasında bilgi alışverişi ve koordinasyonu sağlayan bir dizi elektrokimyasal olayı içerir yani organizmanın hücreleri arasında bilgi alışverişi ve koordinasyonu sağlayan bir dizi kompleks süreçtir.


Bu iletişim, organizmanın içsel ortamını düzenler ve dış çevresine uyum sağlamasına hizmet eder.


Hücresel iletişimin yaşamsal öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için bazı temel işlevlerinden bahsetmeden geçemeyeceğim.


  1. Homeostaz: Hücresel iletişim, organizmanın iç ortamındaki dengenin korunmasına yardımcı olur. Hücreler arası iletişim sayesinde, vücut sıcaklığı, pH düzeyi, iyon konsantrasyonları gibi faktörler belirli aralıklarda tutularak homeostaz sağlanır.

  2. Büyüme ve Gelişme: Hücreler arası iletişim, hücre büyümesi, bölünmesi ve farklılaşması gibi süreçleri düzenler. Organizmanın büyümesi ve gelişimi, hücresel iletişimin koordinasyonu ile mümkündür.

  3. Dokular ve Organların İşlevselliği: Hücresel iletişim, özellikle çok hücreli organizmalarda, farklı hücre tipleri arasında uyumlu işbirliği sağlar. Bu işbirliği, dokuların ve organların doğru şekilde çalışmasını sağlar.

  4. Bağışıklık Sistemi: Hücresel iletişim, bağışıklık sisteminin etkinliğini düzenler. İmmün hücreleri, zararlı mikroorganizmaları tanıyarak ve birbirleriyle iletişim kurarak organizmanın savunma sistemini aktive eder.

  5. Sinir İletişimi: Sinir hücreleri arasındaki iletişim, organizmanın çevresinden gelen uyarıları almasını, işlemesini ve tepki vermesini sağlar. Bu, duyu algısı, kas hareketi ve çeşitli diğer sinirsel işlevlerle ilişkilidir.

  6. Hormonal İletişim: Endokrin sistem tarafından salgılanan hormonlar, hücreler arasında kimyasal mesajlar taşır ve bu da bir dizi farklı hücresel yanıtı tetikler. Hormonal iletişim, büyüme, metabolizma ve üreme gibi süreçleri düzenler.

Özetle hücresel iletişim, organizmanın iç yapısını ve dış çevresine uyumunu sağlamak adına karmaşık bir ağ oluşturur. Bu süreçler, yaşamın temel işlevlerini sürdürmek için önemlidir ve birbirleriyle etkileşim içinde çalışarak organizmanın sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlar.


Ancak, çeşitli faktörler (stres, hastalık, çevresel etkenler vb.) bu iletişimi bozabilir ve vücutta dengesizliklere yol açabilir ki ruhsal ve fiziksel hastalıklar bu şekilde ortaya çıkar.


Peki, yukarıda adı geçen bu çeşitli faktörlerin bozduğu hücreler arası iletişim frekans cihazları kullanılarak tekrar dengeye getirilebilir mi? Yani frekanslar ile iyileşme mümkün mü?


Sorumuza cevap ararken konunun daha iyi anlaşılması için frekans nedir? Sorusunun da cevabına bir bakalım isterim.


Frekans, bir olayın veya dalganın birim zamandaki tekrar sayısını ifade eden bir terim olup fizikte, matematikte ve mühendislikte sıkça kullanılan bir kavramdır. Frekans, genellikle "f" harfiyle temsil edilir ve birimi hertz (Hz) olarak ölçülür, yani saniyede gerçekleşen tekrar sayısını ifade eder.


Örneğin, ses dalgalarının frekansı, bir saniye içinde titreşen ses dalgalarının sayısını belirtir. Elektromanyetik dalgaların frekansı ise dalga boyu ile ilişkilidir ve birim uzunluk başına dalga tekrar sayısını ifade eder. Elektriksel sistemlerde kullanılan AC (alternatif akım) frekansı, bir elektrik döngüsünün saniyedeki tekrar sayısını belirtir.


Yüksek frekanslı bir olay, birim zamandaki daha fazla tekrar sayısıyla ilişkilidir, düşük frekanslı bir olay ise daha az tekrar sayısıyla ilişkilidir. Frekansı, bir dalganın veya olayın "hızı" olarak düşünebiliriz.


Günümüzde destekleyici terapiler olarak kullanılan Frekans Terapileri, organizmadaki dengesizlikleri düzelterek hücresel iletişimi yeniden canlandırmayı amaçlar.


Sonuç:


Bu alanlarda yapılan araştırmaların bir kısmı, belirli frekansların hücresel aktiviteleri modüle etme potansiyeline sahip olduğunu gösterse de, bu konuda kesin bilgiler ve genel kabul gören standartlar hala belirlenmemiş değil. Frekanslar ve hücresel iletişim alanındaki araştırmalar devam ediyor olmakla birlikte benim deneyimlerim frekans terapilerinin işe yaradığı yönünde.


Nuray Çalışkan




Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page