Zihnin Susmadığında: İçimdeki O Ses Gerçekten Ben miyim?
- Nuray Çalışkan

- 2 gün önce
- 1 dakikada okunur

Bazen dışarıda hiçbir şey yoktur.Ama içeride… kalabalık vardır.
Sanki biri sürekli konuşuyordur:
“Bunu neden söyledin?”
“Ya yanlış anlaşıldıysa?”
“Daha iyisini yapmalıydın.”
Ve garip olan şu: Bu ses çoğu zaman sana aitmiş gibi gelir.
Ama aslında… sana ait değildir.
Bu ses, yıllar içinde biriken izlerin yankısıdır.
Çocukken “daha dikkatli ol” dendi.Bir yerde “ayıp” dediler.Bir yerde “böyle davranılmaz.”
Zihin bunları unutmaz.Sadece şekil değiştirir.
Ve bir gün, sen hiçbir şey yapmıyorken bile o ses senin yerine düşünmeye başlar.
Bir Yanılgı
İşte tam burada bir yanılgı başlar:
Zihnin konuşuyor olması, onun doğru olduğu anlamına gelmez.
Zihin bir kayıt cihazıdır.Hakikat değil.
Ama biz çoğu zamano sesi gerçek sanırız.
Ve onunla tartışırız.Onu susturmaya çalışırız.Yok etmeye çalışırız.
Oysa zihin susturularak değil, görülerek sakinleşir.
Aslında Bir Alarm
Çünkü o ses aslındabir düşman değil.
Bir alarmdır.
“Dikkat et.”“Güvende kal.”“Yeniden incinme.”
Zihin, seni korumaya çalışır.Sadece… eski yöntemlerle.
Ne Yapacağız?
Savaşı bırakacağız.
Bir dahaki sefere o ses başladığında,onu durdurmaya çalışma.
Sadece şunu fark et:
“Şu an zihnim konuşuyor.”
Hepsi bu.
O anda küçük bir mesafe oluşur.
Ve o mesafe…özgürlüktür.
Zihnin konuşmaya devam edebilir.
Ama sen dinlemek zorunda değilsin.
Kendine Sor
Bu ses gerçekten bana mı ait, yoksa öğrendiğim bir şey mi?
Şu an düşündüğüm şey bir gerçek mi, yoksa bir korku mu?
Bu düşünce bana iyi geliyor mu?
Zihnin susmayabilir. Susmayacaktır da. Ancak sen onun içinde kaybolmak zorunda değilsin.
Nuray Çalışkan




Yorumlar